"Ateş de aşk ve ölüm gibi,
sadece öz nefiste idrak edilebilecek tecrübelerden.
Kimse kimsenin yerine yanmıyor ve kimsenin yangını kimsenin yangınına uymuyor."
Nazan Bekiroğlu-Mor mürekkep
"Ateş de aşk ve ölüm gibi,
sadece öz nefiste idrak edilebilecek tecrübelerden.
Kimse kimsenin yerine yanmıyor ve kimsenin yangını kimsenin yangınına uymuyor."
Nazan Bekiroğlu-Mor mürekkep
__________________ Kayda değmez insanları kayıt altına aldık... Kimliklendirdik... İnsan sanıp..!
Mesajlar: 17.087
Ettiği Teşekkür: 805
2.306 Mesajına 6.169 Kere Teşekkür Edildi
REP Gücü : 768
REP Puanı : 340159
--->: Kitaplar 'dan Kelime Yanıkları
İyi geceler bayım hiç yittiniz mi?
En az bir defa yitmeli insan.
Nasıl geçti yıllar telefon beklerken mi?
Şarkılar bitti,şarkılar bitti.
Bir şey söylemedin kadınlar için
Devrimler için bir şey söylemedin
Yıldızlar için
İyi geceler bayım..
Mevlana İdris-İyi Geceler Bayım
__________________ Kayda değmez insanları kayıt altına aldık... Kimliklendirdik... İnsan sanıp..!
Mesajlar: 17.087
Ettiği Teşekkür: 805
2.306 Mesajına 6.169 Kere Teşekkür Edildi
REP Gücü : 768
REP Puanı : 340159
--->: Kitaplar 'dan Kelime Yanıkları
Ne çok seviyorum yalın ve kolay olanı. Kolaymış gibi görüneni. Konuş ki şadırvan serinliğiyle örtünebiliyim. Yaz ki ırmakları dinleyeyim.
Zarifoğlu günlüğüne "ne çok acı var" diye başlamış ve böyle yalın bir başlangıçtan sonra sağnakları çağırmış.
"Kaç kez söylemiştim trene kadar gelmesi gerekmiyor diye."
Yaşamak ta bir bölüm başlıyor, yağ gibi akıyor cümleler, suhunet eksi yirmi, trenin ışıkları yanmıyor (aküler yolda dolacakmış) birkaç ağaç pürdikkat bir beyazlığın ortasında kemikleşmiş.
Yazar arada bir daha önce böyle büyüğünü görmemiştim diyerek okuyucuyu hazırlıyor, okuyucunun uğrayacağı şokun uzun sürmemesi anlamında.
Ve metin bittiğinde yine de size olan oluyor.
"Ve o zaman daha önce hiç bu kadar büyüğünü görmediğimi düşündüm: yalnızlığın."
Yağmura Yakalanmış Günler-Rahmi Kaya
__________________ Kayda değmez insanları kayıt altına aldık... Kimliklendirdik... İnsan sanıp..!
Mesajlar: 17.087
Ettiği Teşekkür: 805
2.306 Mesajına 6.169 Kere Teşekkür Edildi
REP Gücü : 768
REP Puanı : 340159
--->: Kitaplar 'dan Kelime Yanıkları
O zaman peki, demişti Yusuf, Züleyha'ya.
Sen görüş gücü bir bez parçası ile yok olan bir puttan utanıyorsun da,
her yerde olanları ve olacakları gören, üstelik kalplerin içindeki niyetleri dahi bilen, kendisine gizli saklı olmayan benim Rabb'imden neden utanmıyorsun?
Sen utanmıyorsun benim O'ndan utanmamı neden anlamıyorsun?
Üstelik ben Rabb'min gözlerini bağlayamam.
Yusuf ile Züleyha-Nazan Bekiroğlu
__________________ Kayda değmez insanları kayıt altına aldık... Kimliklendirdik... İnsan sanıp..!
Mesajlar: 17.087
Ettiği Teşekkür: 805
2.306 Mesajına 6.169 Kere Teşekkür Edildi
REP Gücü : 768
REP Puanı : 340159
--->: Kitaplar 'dan Kelime Yanıkları
Kötülük bir hiçten öte bir şey değil, iyiliğin gururunu taşıyalım,
her şeyden önce de umudumuzu yitirmeyelim.
Saygıyı aileye hoşgörüyü bencilliğe indirgemeyelim.
Kamelyalı Kadın-Alexandre Duman-Fils
__________________ Kayda değmez insanları kayıt altına aldık... Kimliklendirdik... İnsan sanıp..!
Mesajlar: 17.087
Ettiği Teşekkür: 805
2.306 Mesajına 6.169 Kere Teşekkür Edildi
REP Gücü : 768
REP Puanı : 340159
--->: Kitaplar 'dan Kelime Yanıkları
Bir gün, erkeklerin başını döndüren kadın, Salome, Nietzsche'den habersiz Breuer'e gelir.
'Avrupa'nın kültürel geleceği tehlikede, Nietzsche ümitsiz. Ona yardım edin, ' der.
Breuer Salome'yi tekrar görebilmek umuduyla 'peki' der.
Ve varoluşun kader, inanç, hakikat, huzur, mutluluk, acı, özgürlük, irade... ve neden, nasıl gibi en önemli duraklarından geçen bir yolculuk başlar...
Kendisiyle ve hayatla yüz yüze gelmekten çekinmeyenlere...
Nietzsche Ağladığında-Irvın D.Yalom
__________________ Kayda değmez insanları kayıt altına aldık... Kimliklendirdik... İnsan sanıp..!
Mesajlar: 17.087
Ettiği Teşekkür: 805
2.306 Mesajına 6.169 Kere Teşekkür Edildi
REP Gücü : 768
REP Puanı : 340159
--->: Kitaplar 'dan Kelime Yanıkları
Aşk (ışk) kelimesinin sözlük anlamı, “sarmaşık” demektir.
Bahçeye düşen sarmaşık tohumu,nasıl bütün bahçeyi sarıp sarmalar,hatta dışarı taşarsa; gönüle düşen aşk tohumu da bütün bedeni sarıp sarmalar.
Oradan etrafa yayılır.
Nice fidanlar, serviler,çınarlar bir sarmaşık tarafından sarılınca gitgide sarmaşık dalları arasında görünmez oluyorsa, aşk sarmaşığı da insan fidanını öyle kaplayıp görünmez ve yok eder.
Sarmaşığın özelliği;sarıldığı ağacı içten içe kurutması, bitirmesi, sonunu hazırlamasıdır.
Aşk da insanı sarınca,onu içten içe eritip yok eder.
Dıştan görünen yalnızca aşktır ve aşkı da çevresini göremez olur.
Çünkü sarmaşık onu öyle çevrelemiştir ki; dışarıda olup bitenleri ne duyar, ne görür;hatta duymak da görmek de istemez.
Aşka tutulan ağaçta,artık bütün buyruklar sarmaşık tarafından verilir ve âşık, “herkesi kör;dört yanı duvar sanır”.
Dıştan bakanlar,onun sarmaşığını görürler;ama ağaç,sarmaşıktan fırsat bulup çevresini göremez.
Sarmaşık,nasıl hızlıca büyüyüp ağacı kaplarsa, aşk da öyle hızlı gelişir ve âşık daha sabahtan akşama varmadan aşk sarmaşığıyla sarılıp geceyi onun koynunda geçirir.
İskender PALA/Kitâb-ı Aşk
__________________ Kayda değmez insanları kayıt altına aldık... Kimliklendirdik... İnsan sanıp..!
Mesajlar: 17.087
Ettiği Teşekkür: 805
2.306 Mesajına 6.169 Kere Teşekkür Edildi
REP Gücü : 768
REP Puanı : 340159
--->: Kitaplar 'dan Kelime Yanıkları
Ya ortasındasındır AŞK'ın merkezinde; ya da dışındasındır, hasretinde..
“Gitme vakti geldi. Her hakiki aşk, umulmadık dönüşümlere yol açar. Aşk bir milad demektir. Şayet “aşktan önce” ve “aşktan sonra” aynı insan olarak kalmışsak yeterince sevmemişiz demektir. Birini seviyorsan onun için yapabileceğin en anlamlı şey değişmektir!”
Elif Şafak-Aşk
__________________ Kayda değmez insanları kayıt altına aldık... Kimliklendirdik... İnsan sanıp..!