Avuçlarýmýzdaki Mutluluðu Hissederken | 28 Þubat 2010 ~ Günün Hikayesi
Avuçlarýmýzdaki Mutluluðu Hissederken | 28 Þubat 2010 ~ Günün Hikayesi/rapidshare.com
Avuçlarýmýzdaki Mutluluðu Hissederken
Zaman akýyor takvim sayfalarý dökülürken yere... Dünya dönüyor, evren her güne yeniden adým atarken... Ýnsan uyanýrken her yeni güne, evren güzelliðiyle eþlik ediyor ona.
Güneþ ta tepeden gülümserken, toprak kucak açýyor her yeni baþlangýca. Ýnsaný içine alýyor ve koca bir çerçeve oluþuyor. Ýkisi de tebessüm verirse birbirine, mutluluk çerçevesi ýþýldýyor. Vermez ise, karanlýklar çöküyor çerçevenin üzerine... Ve insanýn avuçlarý arasýnda beliriveriyor bu hayat çerçevesinin kaderi yine.
Avuçlarýmýzdaki Mutluluðu Hissederken | 28 Þubat 2010 ~ Günün Hikayesi
Avuçlarýmýzdaki Mutluluðu Hissederken
Zaman akýyor takvim sayfalarý dökülürken yere... Dünya dönüyor, evren her güne yeniden adým atarken... Ýnsan uyanýrken her yeni güne, evren güzelliðiyle eþlik ediyor ona.
Güneþ ta tepeden gülümserken, toprak kucak açýyor her yeni baþlangýca. Ýnsaný içine alýyor ve koca bir çerçeve oluþuyor. Ýkisi de tebessüm verirse birbirine, mutluluk çerçevesi ýþýldýyor. Vermez ise, karanlýklar çöküyor çerçevenin üzerine... Ve insanýn avuçlarý arasýnda beliriveriyor bu hayat çerçevesinin kaderi yine.
Çevre, doða, yeþillik ve canlý gibi hayat kavramlarý çýkýyor karþýmýza. Hepsi çerçeveyi betimliyor. Bir þiir edasý bahþediyorlar, dize dize akýyorlar çerçeveye. Sonu gelmeyen bir þiir gibi, duygular yansýtýlýyor, renkler ise hiç bitmiyor bu çerçevede.
Ýnsan denen varlýk kahraman oluveriyor bu çerçevede. Asýl resmi insan denen varlýk tamamlayýveriyor, verdiði renklerle. Avuçlarýný açýyor renkler saçýlýyor etrafa. Tabi çerçevesini hangi renkle betimlemek isterse. Bir ayna gibi yansýtýyor çerçeve yüzünü, insana. Hüzün veya neþe doluyor çerçeve. Takvim yapraklarý düþerken yere. Saat fýsýldarken zamaný bizlere.
Çevre derken doða deriz, doða derken yeþillik... Hepsini birleþtirsek canlý kavramý gelir gözler önüne. Düþüncelerimiz akarken tane tane mutluluk nedir diye düþünürüz. Veya hangi çerçeve bize mutluluðu sunar diye. Peki ya bana mutluluðun resmini çizer misiniz desem. Ne dökülürdü derinliklerinizden kaleme ve kalemden boþ kaðýdýnýza...
Resimdeki kahraman siz olsanýz ve renklerle bezenmiþ çevre sizi sarmalasa o resimde. Veya þelale aksa bir yanýnýzdan da güneþ gülümsese size tepeden. Hatta sardunyalar sarsa dört bir yanýnýzý diz dökseniz bir köþeye de toprak ýsýtsa kanýnýzý.
Daha ne senaryolar dökülürdü kim bilir kaleminizin dilinden. Ve eminim kaleminizin dili ait olduðunuz þeyleri çizerdi size. Çünkü siz onlara aittiniz. Ve mutluluðun özünü onlar hissettirirdi size.
Çevre, kahramaný insan olan çerçevenin dostuydu çünkü. Ýnsan denen varlýk; toprakla yoðrulmuþ hava, su ve ateþin mükemmel karýþýmýydý aslýnda. Ýnsan onlara aitti. Ve de insan denen varlýk, topraktan geldiði gibi topraða da geri dönecekti ayrýca.
Çevre baþ yapýtaþýydý. Ýnsan denen varlýk onun parçasýydý. Ýnsan her güne yeni bir sayfa açtýðýnda bunu anýmsamalýydý. Çevre insana elini uzatýrken insan da ellerini uzatmalýydý. Zaten hep ona baðlý kalmalýydý insan denen varlýk. Yoksa bu çerçeve paramparça olur savrulurdu yere pare pare.
Takvimler düþerken her yeni gün çatlaklar çýkýverebiliyor bazen çerçevemizde de. Çatlaklarý zor da olsa giderebiliyoruz az çok. Ama bazen bu çatlaklar silinebiliyor da insan zihninden, maalesef! Ama þu asla silinmemeli ki zihinlerimizden çerçevemizdeki bu asýl kahraman, bu çatlaklara layýk deðil.
Mutluluðumuzun resminin elini býrakmayalým ve çatlaklar büyümeden onlarý atýlan takvim sayfalarýna gönderelim... Mutluluk bizim avuçlarýmýzýn arasýnda.
Seda Karakaþoðlu
__________________
yolumuza ForumeZi.NeT olarak devam...
Her yaratýk kendisine göre
bir yöntemle ýrmak dibindeki
dallara ve kayalara sýkýca tutunmuþtu,
çünkü yaþama biçimleriydi
tutunmak ve doðumdan beri
bildikleri tek þey akýntýya
karþý durmaktý.